惯性聚合 高效追踪和阅读你感兴趣的博客、新闻、科技资讯
阅读原文 在惯性聚合中打开

推荐订阅源

cs.AI updates on arXiv.org
cs.AI updates on arXiv.org
V
Visual Studio Blog
The GitHub Blog
The GitHub Blog
Apple Machine Learning Research
Apple Machine Learning Research
J
Java Code Geeks
T
Tailwind CSS Blog
大猫的无限游戏
大猫的无限游戏
Jina AI
Jina AI
OSCHINA 社区最新新闻
OSCHINA 社区最新新闻
Hugging Face - Blog
Hugging Face - Blog
WordPress大学
WordPress大学
宝玉的分享
宝玉的分享
freeCodeCamp Programming Tutorials: Python, JavaScript, Git & More
罗磊的独立博客
人人都是产品经理
人人都是产品经理
H
Heimdal Security Blog
Last Week in AI
Last Week in AI
博客园 - 【当耐特】
Cyberwarzone
Cyberwarzone
Google DeepMind News
Google DeepMind News
雷峰网
雷峰网
Hacker News: Ask HN
Hacker News: Ask HN
Webroot Blog
Webroot Blog
Microsoft Azure Blog
Microsoft Azure Blog
MyScale Blog
MyScale Blog
A
About on SuperTechFans
V2EX - 技术
V2EX - 技术
小众软件
小众软件
博客园 - Franky
博客园 - 司徒正美
P
Privacy International News Feed
爱范儿
爱范儿
U
Unit 42
博客园 - 叶小钗
The Hacker News
The Hacker News
C
Check Point Blog
奇客Solidot–传递最新科技情报
奇客Solidot–传递最新科技情报
Simon Willison's Weblog
Simon Willison's Weblog
N
News and Events Feed by Topic
D
Docker
T
Threatpost
MongoDB | Blog
MongoDB | Blog
让小产品的独立变现更简单 - ezindie.com
让小产品的独立变现更简单 - ezindie.com
H
Help Net Security
L
LINUX DO - 最新话题
Security Latest
Security Latest
T
The Exploit Database - CXSecurity.com
S
SegmentFault 最新的问题
A
Arctic Wolf
Spread Privacy
Spread Privacy

Yusuf Aytas

When Code Is Cheap, Does Quality Still Matter? Why Crouching Tiger, Hidden Dragon Is a Masterpiece Why We Ignore Advice The Mirror Is Part of the Machine When Too Many Maps Overlap on One Person The Work Runs on Different Maps Your Work Introduces You Trial By Fire The Dude Why Headcount Math Lies Capacity Is the Roadmap The Roadmap Is Not the System Torres del Paine W Trek Escaping Status Theater Incentives Drive Everything Scaling Culture Without Dilution What Good Looks Like Why Airport Security Feels Random Why Politics Appear How to Work with Me The Janus Protocol Multi-Horizon Delivery Framework What Good Execution Looks Like Managing Your Manager Why Kingdom of Heaven’s Director’s Cut Is Better AI Broke Interviews Most of What We Call Progress Managers Have Been Vibe Coding All Along Stop Wasting Brainpower Why Over-Engineering Happens Prisoner's Dilemma Climbing No More The Weekly Win Mevlana Candy Brewing Turkish Tea Onboarding Your Engineering Manager Technical Deep Dives Yapay Zekâ Çağında Bilgisayar Mühendisliği Building Remote Teams From Idea to Launch in 2 Weeks Reflecting on Software Engineering Handbook Representing the Business New Manager Survival Guide Take Self Reviews Seriously Chasing Real Respect The Invisible Difference Learning the Johari Window Management is a Lonely Place Simple Task Management AI Balance in Work PIP Manager Insights Engineering Manager Interview Preparation Work-Life Balance as a Manager Bridging the Management Disconnect Tech Hiring Bubble Bursts Traits for EMs Simple Acts of Recognition Matter The Question I Ask Every New Report The Reality of an Employer's Market Bridging Ideals and Reality Hiring Red Flags Why The Godfather Is So Damn Good Subteam Tenets No Fluff Please Losing a Top Performer Balancing Act of Reliability Building Trust in Engineering Teams Ideal Number of Direct Reports Overriding a People Leader’s Decision From Misperception to Promotion Perception vs Perspective Setting Goals From Engineer to Manager Getting Delegation Right Interviewing Your Future Boss Celebrating Our Book in Iceland Operational Skills Needed On Writing Software Engineering Handbook Charlie Munger Quotes Working with Dependencies From Las Vegas to Canyons Navigating Layoffs Handling Competitive Dynamics A Weekend Getaway to Malta Engineering Health Essentials Should Dev Managers Code? Confronting the Life on Pause Winning Eleven Kindness is A Choice Bireysel Katılımcılar ve Yöneticiler Leading from Where You Are The Subtle Art of Listening Coding in Leadership The Power of Consistency The Making of a Leader The Path to Leadership Embracing TikTok Talent Sourcing Journey Leading Self Managing Teams Cracking Coding Bottlenecks
Google
Yusuf Aytas · 2008-11-04 · via Yusuf Aytas

Published · 4 min read

Google logosuGoogle logosu

Google bugün internette bir şey aramak denince çoğu kişinin ilk girdiği yer. Hatta öyle bir hale geldi ki, bazen internet sanki Google’dan ibaretmiş gibi geliyor. Ama tabii işin başı öyle değil. Google da sonuçta bir yerden çıktı, büyüdü ve şimdi neredeyse her yere el atmış durumda.

Benim Google’la ilgili komik bir anım da var aslında. Bir ara staj için başvurmuştum, kabul etmediler. Çok da umurumda olmadı açıkçası. Hatta görüşmelerden birinde bana yarım saatte, bir metnin içinde kelime bulan bir şey yazdırmaya çalışmışlardı. Bildiğin küçük çaplı grep sorusu gibi. Staj için tamam teknik soru sorarsın da, hiring manager görüşmesinde böyle şeyler biraz fazla kasıntı geliyor bana. Neyse, Google sonuçta büyük şirket, böyle şeyler yapıyorlar.

Google’ın hikayesi ise 1996 yılında başlıyor. Stanford Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Larry Page, internetin yapısı üzerine araştırmalar yaparken bir şey fark ediyor. Web sayfaları arasında o kadar çok bağlantı var ki, aslında bu bağlantılar sayfaların önemini ölçmek için kullanılabilir. Sonra yanına Sergey Brin katılıyor ve ikisi birlikte bu fikri geliştirmeye başlıyor.

Olayın mantığı şuydu: Bir sayfaya başka siteler çok link veriyorsa, o sayfa muhtemelen önemlidir. Tabii sadece link sayısı değil, o linki veren sayfanın da bir değeri var. Yani her link aynı şey değil. Bu mantık daha sonra PageRank algoritmasına dönüşüyor. Google’ın asıl büyük olayı bence burada. Çünkü arama motoru olmak başka bir şey, doğru sonuçları üstte gösterebilmek başka bir şey.

O zamanlar internette zaten arama motorları vardı. Yahoo, MSN ve benzeri birçok servis kullanılıyordu. Yani Google bomboş bir alana çıkmış değildi. Ama çoğu servis ya fazla karışıktı ya da aradığını gerçekten buldurmakta çok iyi değildi. Google ise daha sade görünüyordu ve çoğu zaman daha düzgün sonuç veriyordu. Bence insanların hoşuna giden şey de buydu.

İlk başta bu sistem google.stanford.edu adresi üzerinden deneniyor. Sonra iş biraz daha büyüyor. 1997 yılında google.com alan adı alınıyor. Google ismi de aslında “googol” kelimesinden geliyor. Googol, 1 sayısının yanında 100 sıfır olan dev bir sayı. İnternetteki bilgi miktarını düşününce isim mantıklı. Ama bildiğimiz kadarıyla isim biraz yanlış yazım yüzünden bugünkü halini alıyor. Yani olayın içinde biraz matematik, biraz tesadüf de var.

1998 yılında Google artık ciddi şekilde büyümeye başlıyor. O dönemde yaklaşık 60 milyon sayfayı tarayabildiği söyleniyor. Bugünle kıyaslayınca komik geliyor olabilir ama o dönem için ciddi rakam. İnternet çok hızlı büyüyordu ve insanlar da bu büyüyen karmaşanın içinde bir şey ararken düzgün sonuç istiyordu. Google tam o noktada iş yaptı.

Bence Google’ın ilk yıllardaki en büyük artısı sadeliğiydi. Ana sayfaya giriyorsun, kocaman bir logo, altında arama kutusu, o kadar. Başka yerde tonla link, haber, reklam, saçma sapan şey varken Google’da direkt işine gidiyorsun. Bugün bile bazen en güçlü şeyin sadelik olduğunu düşünüyorum. Adamlar da bunu iyi kullanmış.

1999 yılında şirket Silikon Vadisi tarafına taşınıyor ve ondan sonra klasik büyüme başlıyor. Yatırım geliyor, ekip büyüyor, ürün büyüyor, sonra bir bakıyorsun şirket dev olmuş. İş sadece arama motoru olarak kalmıyor. Mail, harita, çeviri, reklam sistemi, tarayıcı derken internetin birçok yerine yayılıyorlar.

Açıkçası bu biraz garip bir şey. Bir yandan adamlar iyi iş yapmış, ona laf yok. Öte yandan bir şirketin bu kadar çok alana girmesi de insanı düşündürüyor. Çünkü önce arama yapıyorsun, sonra mail kullanıyorsun, sonra video izliyorsun, haritaya bakıyorsun, başka bir şey çeviriyorsun derken yine aynı şirkete dönüyorsun. Rahat, kullanışlı, pratik, tamam. Ama biraz fazla merkez haline gelmek gibi bir durum da var.

Yine de Google’ın neden bu kadar büyüdüğünü anlamak zor değil. Çünkü gerçekten işe yarayan bir problemi çözdüler. İnternette bilgi vardı ama dağınıktı. İnsanlar bir şey arıyordu ama bulmak kolay değildi. Google ise bu bilgiyi daha düzgün sıralayıp önüne koydu. O yüzden tuttu. Yoksa sırf adı güzel diye ya da sırf Stanford’dan çıktılar diye kimse bir şirketi bu kadar büyütmez.

İlk kurulduğunda maliyeti çok daha düşük olan küçük bir proje gibi duran Google, bugün internetin en güçlü isimlerinden biri olmuş durumda. Bence bu hikayenin ilginç tarafı da burada. Üniversitede başlayan bir araştırma, zamanla dünyadaki en büyük teknoloji devlerinden birine dönüşüyor. İnternet tarihinde bundan daha ilginç hikayeler vardır belki ama Google’ın yeri kesinlikle ayrı.

Kısacası Google’ın başarısı tamamen şişirme değil. Ortada iyi fikir var, iyi zamanlama var, işe yarayan sistem var. Ama bunu anlatırken de sanki kutsal bir şeymiş gibi davranmaya gerek yok. Sonuçta adamlar iyi bir problem çözmüş, insanlar kullanmış, şirket büyümüş. Olayın özü bu.